Çekmeceyi açtı ve bir kitap çıkardı…
“Şuna bak” dedi gülümseyerek. “Zaman zaman açıp bakarsın…”
San Antonio Spurs, bir önceki sezonun şampiyonu. Final serisinde Miami Heat’i geçtiler. Kitap tahminimce 150 sayfadan oluşuyordu, içerisinde çizimler vardı, bu çizimler Spurs’un hücum ve savunma kombinasyonlarını içeren çizimlerdi. Gregg Popovich, Zeljko Obradovic ve Dusan Ivkovic’in basketbolundan bir çok şey aldı. Zeljko’nun PAO’daki hücum stratejileri Spurs’un temel hücum prensiplerinden birkaç tanesinin içerisinde. Gregg Popovich, bu sistemleri ondan aldığını söylemekten hiçbir zaman kaçınmadı. Final serisinde Miami’yi vurduğu PR hücumlarında Zeljko’dan esintiler mevcut.
İstanbul’da Fenerbahçe’ye karşı oynayacakları maç öncesinde yardımcısı Ettore Messina’ya şikayet ediyordu onu;
“Düşün, hiç içmiyor… Bir kadeh şarap bile. Hiç içmeden nasıl büyük bir koç olabilirsin? Sanırım bu bana ders olacak.”
“Biz kazanmak için elimizden geleni yapacağız. Her neyse, biz yemeğe gidiyoruz. Hayat burada bitmiyor.”
Sinirlendiği zaman çizgiye gelip o büyük kollarını iki tarafa açar, yüzü morun türlü tonlarına bürünür, bağırır, daha sonrasında sırtını sahaya dönüp benchteki oyuncusuna yapılan yanlışın ne olduğunu anlatmaya çalışır.
O her zaman bir yolunu bulur. Taktikler Avrupa’daki her antrenörün önünde mevcut. Kaç tanesi Zeljko’nun oyun tarzını kopyalamak ya da uygulamak için dişlerini kırdı. Popovich bunu başardı, fakat o ayrıca çok iyi oyuncularla birlikte başka şeyler de ekledi. Diğerleri ise başaramadı ya da basitçe, anlayamadılar.
Partizan’da Djordjevic ve Danilovic, Juventut’ta Villacampa, Jofresa kardeşler ve Thompson, Madrid’de Sabonis ve Arlaucka, Benetton’da Henry Williams ve Rebraca… Ve ardından Panathinaikos. Oyuncular, iyi oyuncular değişti. Buna bağlı olarak oyun sistemi de değişti ve kupalar gelmeye devam etti. 13 yıllık periyotta sadece 2 kez şampiyon olamadı, sadece 2!
Bodiroga, Diamantidis, Rebraca, Lakovic, Spanoulis, Batiste, Alvertis, Dikoudis, Tomasevic, Nicholas, Fotsis, Tsartsaris, Hatzivrettas, Kutluay… Bodiroga bire birde müthişti, Middleton her şeyi yapardı ve Avrupa basketbol tarihinin en iyi Pick and Roll hücumu oynandı. Giannakis bu sistemle 2005 yılında Yunanistan’ı Avrupa’nın en büyüğü yaptı. Ve Panathinaikos ile 2007, 2009 ve 2011’deki Euroleague serileri.
Bir şeyler yanlış gidiyorsa, bunlar değişmelidir, çünkü yanlıştır.
Atina’dan ayrıldı ve 1 yıl ara verdi. Pistons’un çalışmalarını izledi. Fenerbahçe ise bekledi…
Fenerbahçe, taraftar sayısına göre dünya üzerindeki 2 kulüpten birisi -30 milyon- Bu bilginin kafanıza oturması için bir dakika bekleyin. Evet, 30 milyon insan sarı ve lacivert ile nefes alıp yaşıyor. Fener kelimesi telaffuz edilince insanlar kollarını havaya kaldırıyorlar. İhtişamlı tarihe, taraftar sayısına ve geniş bir geleneğe sahip Fenerbahçe’nin 6 şampiyonluğu var, evet sadece 6.
Kulüp başkanı Aziz Yıldırım şike suçlarıyla ilgili yargılamasının ardından İstanbul’a geldikten sonra 3 milyon insan tarafından karşılandı. Giannakopoulos kardeşler sporu severdi, hafta içerisinde en az 3 kez takımın antrenmanını ziyaret ederlerdi. Aziz Yıldırım, onlara oranla basketbolla daha az ilgili.
Fenerbahçe, Ülker Arena ile beraber Avrupa basketbolunun şu an için en iyi spor salonunu inşa etti. Akustiği iyi, modern, NBA salonları kalibresinde. Geçtiğimiz sezon ateşli taraftar gruplarının salona girmesine yasak konuldu.
Kulüp geçtiğimiz sezon sonunda ciddi bir basketbol ekibi ile çalışılması gerektiğinin bilincindeydi ve Benetton ile Toronto’da görev yapmış bir isim olan Maurizio Gherardini ile anlaşma imzalandı. Sezon sona erince eski Yugoslavya’dan Bojan Bogdanovic takımdan ayrılarak Brooklyn yolunu tuttu. Emir Preldzic 8 yıldır takımda, Luka Zoric ve Nemanja Bjelica ise 2 yıl. NBA’den Jan Vesely ve Partizan’dan Bogdan Bogdanovic takıma katılan yeni isimler arasında. Avrupa’nın en iyi şutör guardlarından Andrew Goudelock ve “şampiyon” apoleti taşıyan Ricky Hickman da yenilerin arasında. Ayrıca takımın yerli oyuncu grubunda da kaliteli isimler mevcut.
Fenerbahçe sezona sallantılı başladı. Yeni oyuncuların fazlalığı, sakatlıklar, kimya arayışı, form düşüklüğü, sezon içerisinde serbest atış çizgisindeki sorunlar… Top 16’ya kadar takım standart düzeyde gitti. 2. Aşama başlarken Zeljko’dan Nikos Zisis hamlesi geldi.
“Hayatım boyunca basketbola bu kadar odaklanmamıştım.”
Andrew Goudelock ve Nemanja Bjelica takımın en iyi 2 oyuncusu. Bjelica hayatının en iyi basketbolunu sergiliyor. Kondisyoner koç Zimonjic ile birlikte oyunun her iki tarafında da güçlendi. Goudelock Euroleague’deki ilk sezonunda en iyi skorer. Onun menzili sınırsız. Pire deplasmanında Mantzaris, Spanoulis, Hunter ve Printezis’in üzerinden gönderdi.
Bogdan Bogdanovic’in formu değişkenlik gösteriyor. Belki de yurt dışındaki ilk deneyimine bağlanabilir. Pozisyonunda çok büyük bir yetenek.
Fenerbahçe, Top 16’nın başında hayli zor bir durumdaydı. Yurt içindeki birkaç mağlubiyet ve Olympiakos ile CSKA maçları rakiplerini ilk 2 sıraya attı. Grubu 3. sırada bitirmek demek bir sonraki turda saha avantajını kaybetmek demekti ve playofflar için böyle bir avantaj anahtar niteliğinde. Ama Zeljko Obradovic ve takımı, müthiş bir atılım göstererek önce Milano, ardından Malaga, onun ardından Efes deplasmanında kazandı. Ve Pire ile Moskova’daki zaferler onları grubu 1. sırada bitirmek adına önemli bir noktaya getirdi.
Real Madrid ve CSKA şu an için Euroleague’i kazanacağı düşünülen takımlar. CSKA 2008 yılından bu yana bekliyor, Madrid ise 20 yıldır.
Fenerbahçe, 14 Nisan’da başlayacak olan çeyrek final serilerinde, kendi taraftarlarının önünde belirleyici bir maça çıkabilir.
Ve, Madrid’e ulaşırlarsa… Benchlerinde Avrupa’da hiçbir takımda olmayan bir avantaja sahip olacaklar.
Çeviri: Erdenay Güler – @ErdenayGuler










