Maçın ardından yayıncı kuruluşa konuşan Aykut Kocaman, “Önümüzde uzun bir periyot var. Arka arkaya içeride oynadığımız takımlar şampiyonluk mücadelesinin içinde olan, o umutla ve o hevesle sezona başlamış takımlardı ki, son oynadığımız takım son 2 yılın şampiyonuydu. Böyle bir periyotta arka arkaya zorlu maçların zincirinde dışarıda iyi puanlar getirdik ama iyi bir rüzgâr yakalayabilmek için bu çok önemli bir maçtı. Bunu çok istiyorduk ve başardık. Özellikle hem lige giriş itibariyle hem Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk deplasman maçında alına galibiyetin de etkisiniyle son iki lig şampiyonluğu Beşiktaş takımının özgüveni son derece yüksek. Sahaya yerleştikten sonra çok kolay bir şekilde çok fazla düşünmeden öne gitmeyi düşünüyorlar. İki takım tarafından da hatalı kararların çok olduğu ancak gerçekçi olmak gerekirse bizim tarafımızdaki hataların bihayli fazla olduğu bir hakemle zor bir maçı geride bıraktık. Taraftarın istekli ve iyi olduğu bir günde ama her şeyin zaman zaman terse dönebileceğini düşündüğümüz bir günde bu galibiyeti almak olağanüstü bir durumdu. Maç içerisinde devre arasında 1 dakika kala kırmızı kartı gördük. İki tarafın da net pozisyonları var. Her şeyin sezon başına paralel gittiği bir maç oldu. Çok candan oynayan, eksildikçe büyümeye çalışan, biraz oyun planının dışına çıkmakla beraber ama bu maçların karakteristik özelliklerini sahada sergileyen bir grup vardı. Oyuncu grubunu candan kutluyorum.” dedi
Aykut Kocaman, maç içerisinde yaşananlara ilişkinse, “Şenol hocanın bu tarafa doğru bir şeyler söylediğini fark ettim. Açıkçası ne söylediğini de anlamadım. Genel olarak tarzım zaten, ne rakip takım teknik direktörüne ne de kulübeye bakarım. Böyle bir şeyim yok. Bir an hoca ile göz göze gelince bir şeyler söylediğini fark ettim.” açıklamasında bulundu.
Teknik Direktörümüz Aykut Kocaman, sözlerini şu şekilde noktaladı:
BASIN TOPLANTISI
“Lige son derece iyi başlamış, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde değerli bir galibiyet almış, öz güveni yüksek bir takıma karşı son derece tehlikeli bir maç olarak gözüküyordu. Öbür taraftan bizim adımıza da bir şeyleri çevirmek gerekiyordu. Deplasman grafiğimiz iyi gözüküyor ama şampiyonluğa giden yolda içeride alınan galibiyetler önemli. Öz güven kazanmaya çalışırken bu kadar öz güveni yüksek bir takıma karşı oynamak kolay bir durum değildir. Her iki takım adına da söylüyorum, son derece olumsuz kararlar veren, yüzdesel olarak biraz daha bizim aleyhimize kararların olduğu kötü bir hakem performansı vardı.”
“Hakem kararları maçın sonucunda etkili oldu. Bu iki takım için de konuşulabilir. Yetenekli oyunculardan kurulmuş bir takımız. İlerleyen zamanlarda daha iyi olacağız. Çok vahim hatalar yapmazsak, ben, yönetim ya da futbolcular, hemen hemen bütün takımları yenebilecek kapasitedeyiz. Hakemleri ise yenme şansımız yok. Bu maça ait bir şey değil.”
“Ne olduğunu çözemedim. Cenk’in topu Isla’ya attığını gördüm. Ben 18 yıldır teknik adamlık yapıyorum. Diğer kulübeye bakan bir insan değilim. Herkesin kendi işini yapması gerekir. O an göz göze geldik. Ne anlatmak istediğini anlamadım. Olayın ne olduğunu anlamak için ‘Bana mı söylüyorsun?’ diye sordum. Polemiğe gerek yok. Ne söylediğini anlamadım.”
“Mehmet 9 ay sonra geçen hafta resmi maç oynadı. Maç oynama ritmini kazanmak kolay değil. Beşiktaş’ın zaaflarının olduğunu düşünüyorum. Onların zaaflarını kullanmak için Mehmet’in futbol aklına ihtiyacımız vardı. Beklediğimizin üstünde bunu gösterdi. Harika bir şekilde görevini yaptı.”
“Şu an statlarda olağanüstü bir şiddet ve nefret var. Bunun hiçbirimize faydası yok. Küçük bir dairenin içinde kendi kendimizi yiyen bir ortam oluşuyor. Uzak kalmaya çalışıyorum ama bu öfke dili, futbol ortamını sarmış durumda.”
Teknik Direktörümüz Aykut Kocaman, takıma destek veren taraftarlara da teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
