YENİ BİR TAKIM KURDUK, SANCILIĞI OLACAĞINI BİLİYORDUK
Yeni bir takım kurduk. Sancılı olacağını biliyorduk. Arzu ettiğimiz takım ruhunu yeterince çabuk sağlayamadığımızın öz eleştirisini yapabiliriz. Bununla beraber Samandıra’nın dengelerine daha çabuk hakim olamamak ya da fazla güvenmekten dolayı öz eleştiri olabilir. FFP’den dolayı da transferleri geç yaptığımız konusunda eleştirilebiliriz. Bunlarla beraber 9 maçta aldığımız 9 puan sadece bunlarla açıklanamaz. Bizim gibi büyük takımlar kötü oynadığı zaman da maç kazanabilirler. Dediğim gibi bütün olumsuzlukları üst üste yaşadık. Kötü oynadığımız zaman kazanmamız gereken bazı maçları kazanamadık. Bugün puan cetvelinde sıramız farklı olabilirdi. Bu kadar kötü başlangıcı da sonu iyi olacak bir yolculuğun karması olarak da zaman zaman kendi kendime söylüyorum. Bu noktada baştan aşağı bir zihniyet değişikliği, bir kültür değişikliğinden bahsediyorum, sadece futboldan bahsetmiyorum. Kulübümüzün her kademesinden bahsediyorum. Kulübümüzün geleceğinin daha sağlam olması, mali bağımsızlığın sağlanması, kendi yarattığı mali güçten sürdürülebilir bir sportif başarı yakalaması zihniyetinden bahsediyoruz. Kulübün insan kaynağı kalitesini arttırmayı, iş süreçlerini değiştirmeyi, işleyişini baştan aşağı çağın gereklerine uyduracak şekilde hak ettiği yerde ve kalıcı şekilde olması gereken süreçleri yerleştirmekten bahsediyoruz. Bu kolay değil. Zor olacağını biliyorduk.
EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ TARAFTARIMIZ, ARKAMIZDA OLMAYA DEVAM EDİN
Kötü oynadığımız günler geçti. Son 5 maçın 4’ünde gol yemedik. Savunmayı oturttuk. Ofansif futbol da oturdukça galibiyet serileri gelecektir, bu kötü günler geride kalacaktır. Hem burada konuşan üyelerimize hem de inanılmaz sabır gösteren taraftarlarımıza da teşekkür ediyorum. Psikolojik bir virajdan geçiyoruz. En büyük gücümüz Fenerbahçe taraftarı ve Fenerbahçe camiasıdır. Futbolcular sahada mücadele diyorlar biz pek çok alanda aynı anda mücadele ediyoruz. Başarımızı istemeyen bir kitle olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Biz bu mücadeleyi vereceğiz. Arkamızda olmaya devam edin, biz de bütün bu engelleri aşacak güç, bilgi birikimi, inanç, pozitif yaklaşım, hepsi var. Buna inanın.
Dolayısıyla inandığımız yolda sonuna kadar gideceğiz. Başarılı olup olamayacağımızı zaman gösterecek. İnşallah başarılı oluruz ki bizden sonra gelenler için temelleri kuvvetlendirilmiş ve sadece futbolda değil, mücadele ettiği her alanda ses getiren bir kulüp oluruz. Bizim gibi kulüpler dünyada çok az sayıda var.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAYIFLAYINCA VİRÜSLER DE ORTAYA ÇIKIYOR
Değişime karşı olanlar dedik. Samandıra’da da buna benzer bir yapı vardı. Orada bazı değişiklikler, bazı görevden almalar akabinde bazı davranış bozuklukları, kabul edilmeyecek söylemler, görevi layıkıyla yapamama, iş verene sadakatsizlik de diyebilirsiniz, nasıl yorumlarsanız yorumlayın, böyle şeylerle karşılaştık. Allah’tan Fenerbahçe’ye inanan, sadık olan ve iyiliğini isteyen sayısı daha fazla olduğu için bunlar ortaya çıktı. Zaten hayatta hiçbir şey gizli kalmıyor.
Şimdi bu arkadaşlarla yollarımızı ayırdık ve dikkat ederseniz açıklamamız, iletişim şeklimiz, planlamamız bir plan içerisindeydi. Önce yazılı açıklama yaptık, iki gün sonra maçtan önce kısa bir açıklama yaptık, üç gün sonra da detaylı bir açıklama yaptık.
Şunu ifade etmek istiyorum; bu 3 hocadan sadece birisi için bu geçerli. Bizim sızdırılan bilgilerimiz sadece maç verileri değildir. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün antrenman programı, antrenman görüntüleri, antrenman performans verileri ve oynadığı maçlarla ilgili verileri 28 Haziran’dan itibaren bizim tespit ettiğimiz 176 ayrı mesajla dışarıya yollanmıştır. Bunun neresi olağandır? Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, insanlar yalan söylüyorlar herkes inanıyor, doğruyu söyleyenler ispatlamak zorunda kalıyor. Ben Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı olarak kabul edilemez bu davranışı kınıyorum ve Kulübümün çıkarı doğrultusunda doğru bulduğum her şeyi ben ve Yönetim Kurulu arkadaşlarımla yapmaya gayret gösteriyorum.
GÖREVDEN ALDIĞIMIZ ANTRENÖRLER HATALARINI KABUL ETTİ, PİŞMAN OLDUKLARINI SÖYLEDİ
Biz onun bunun iyi niyetiyle Fenerbahçe Spor Kulübü’nü yönetemeyiz. Mesela geçen senenin verileri. Kulübe ait sistemde yoktu. Hafıza yetmemiş ama onların bilgisayarında vardı. O 1 kişi, 3 kişiden bahsetmiyorum. Bu toplantının sonunda öyle bir noktaya geldik ki, hatta Murat Öztürk hocaya dedim ki ben çocuklar konusunda hassasım, hakikaten böyle bir şey olmuşsa ben okula gideyim, çocuğunla görüşeyim, baban ihanet etmedi yanlış yaptı diyeyim, faydası olursa geleyim. ‘Çok isterim’ dedi. ‘Tamam’ dedik. Siz pişmansanız camiadan özür dileyeceksiniz, bir açıklama hazırlayın, bize iletin, sonra bunu açıklayalım ve bu konuyu kapatalım. Hatta aileleriniz sıkıntıya girmesin diye belli bir süre maaşlarınızı da ödeyelim çünkü yaptığınız hatada onların suçu yok.
Hal böyleyken birdenbire basına o günkü toplantıda yaptığımız konuşmalar bir medya mensubu üzerinden basında yazıldı. Orta yolu buluyoruz, vicdanlı davranıyoruz, kimse zarar görmesi babında… Bunlar yine dayanamıyorlar, birebir olmasa da birebire yakını basında çıkıyor. Bu olay olduktan sonra, ‘Arkadaşlar bu iş bitmiştir, siz kendi yolunuza biz kendi yolumuza’ dedik. Bu konuda biz cevap vermediğimiz için insanlar atıp tutabiliyorlar. Biz az konuşup öz konuşmayı tercih ediyoruz. Buna alışacaklar ve daha sağlıklı bir iletişim mekanizması kuracağız.
‘SİZ KENDİ YOLUNUZA, BİZ KENDİ YOLUMUZA DEDİK’
Gelelim bu arkadaşların durumuna. Şu an mesajlaşarak özür diliyorlar. Affedin diyorlar, çocuğunun resmini falan yolluyor. Beni de nereden yakalayabileceklerini biliyorlar. Bu kabul edilebilir bir olay değildir. Bunu böyle bilmenizi rica ediyorum. Şimdi de şöyle bir hava yaratıyorlar; 5 saat konuştular, açıklama yapmıyorlar, çocuğunun okuluna gidecekmiş, bunlar pişman… Hatta biri, ‘Ali Koç dolduruşa geldi, hata yaptı, hatasının nereden döneceğini bilmiyor.’ Hakikaten vicdandan, merhametten de anlamıyorlar. O yüzden, ‘Siz kendi yolunuza, biz kendi yolumuza’ dedik. Bundan sonra süreç nasıl gelişir bilmiyorum ancak bu kadar olağan dışı bir olayı sanki çok olağanmış gibi medyadaki ağabeyleriyle pozisyonlandırmak aslında Türk futbolunun yozlaşmasının en güzel örneklerindendir. Bunu özel sektörde yapsanız endüstriyel casusluğa girer. Hukukçu arkadaşlara sordum durum nedir diye, birçok cevabı var.
HABERCİLİK YAPTIĞINI SANAN KÜÇÜK İNSANLAR
FENERBAHÇE’YLE VAR OLANLARLA FENERBAHÇE İÇİN VAR OLANLAR ARASINDA BİR MÜCADELE
1959 ÖNCESİ ŞAMPİYONLUKLAR KONUSUNA CAMİAMIZIN HER KESİMİ HASSAS
Yönetim Kurulu Üyemiz Metin Sipahioğlu’na teşekkür ederim. 1959 öncesi dönemindeki şampiyonluklarımıza gelelim. Metin Bey seçim süresi boyunca bu konuyu çalıştı. Hatta eski yönetimimiz de bu konuyu çalıştı. Metin Bey, o yönetimimizin kurduğu komitede vardı. Bu kapsamlı çalışmayı web sitemizde yayınladık. Henüz görmediyseniz hararetle görmenizi rica ederim. Çok iyi yapılmış bir çalışma. Tezler, karşı tezler, bütün gerekçeler orada duruyor. Bu, zaman alacaktır. Bu yönetimler üstü bir konudur. Fenerbahçe Spor Kulübü yönetiminde kim varsa bu konunun üstüne gitmelidir. Biz ilk adımları attık. Şunu söylemek istiyorum, TFF tarafından 1924 yılı itibariyle resmi olarak oynatılan Türkiye şampiyonaları, o dönem forma giyen, gol atan, efsane olan hatta bazılarının bugün lige adını verdiğimiz isimlerin kazandığı şampiyonluklar göz ardı edilemez. Bu akıl ve mantık açısından mümkün değildir. Bu konu er ya da geç sonuçlandırılacaktır. Bu konu sadece Fenerbahçe’yi ilgilendirmemektedir. Başka takımların da o dönemde şampiyonlukları söz konusudur. Aradaki fark ise Fenerbahçe’nin rakiplerine göre daha fazla şampiyonluğunun olmasıdır. Belki benzer sayılarda olsaydı bu konu bu kadar bekletilmezdi. Camiamızın her kesimi bu konuya hassas. Her kesimi bu konuyu sahipleniyor. Camiamıza teşekkür etmek istiyorum. Bu teşekkürle beraber aynı zamanda birçok tarafsız spor yazarı ve kamuoyunun tarafsız kesimi bu konuyu sahiplenmiş durumda. Bizim ve diğer kulüplerin haklarının olduğunu savunuyorlar. Onlara da teşekküre diyorum. Zaten tablo açık ve net. Konuya tarafsız yaklaşan herkesin görüşü kuşkusuz aynı olacaktır. Bundan sonraki süreç camia olarak medyada falan bağırıp çağırarak değil, ilgili mercilerle, kurumlarla oturmak konuşmak, ikna etmek, başka kulüpleri yanımıza çekmek. İnşallah muvaffak oluruz çünkü ülkemizde her zaman akıl ve mantık işlemiyor.
3 TEMMUZ KUMPASINI TÜRKİYE GÖRDÜ, FENERBAHÇE’YE HAKKINI GERİ VERİN
3 Temmuz konumuz var. Artık çok uzadı bu iş. Hiç mantığı yok. Bu işin kumpas olduğu Türkiye tarafından görüldü. Çok fanatikler haricinde taraflı tarafsız herkes bu konuyu gördü. Fenerbahçe Spor Kulübü dimdik ayakta durdu. Sadece Fenerbahçe dimdik ayakta durdu, sokağa döküldü bu yapıya karşı. Birçok kesim, birçok insan, birçok kurumun hayatı karartıldı kumpaslarla. Birçoğunu telafi etmek bile mümkün değil. Artık bu camianın hakkını verin. Bunu talep ediyoruz, rica ediyoruz, bekliyoruz. Sebebi ne olursa olsun bu kadar uzamamalı. Ne olursa olsun bu davadan vazgeçmeyeceğiz. Sonuna kadar peşindeyiz. Biz derken hepimizi kastediyorum. Sadece Yönetim Kurulu ve hukuktaki arkadaşları kastetmiyorum. Bu konuyla ilgili net görüşümü de seçim kazandığımız gün söyledim. Fenerbahçe’ye hakkını geri verin. Artık zamanı gelmiştir. Bunu uzatmanın hiç kimseye faydası yoktur.
KOL HER ZAMAN YEN İÇİNDE KALMAZ
Kol kırılır, yen içinde kalınır deniliyor. Kalır. İki eş, dost ve akraba iseniz kalır. Milyonları temsil ediyorsanız, ciddi anlamda yanlışlar yapılmışsa, zaman zaman kol kırılır yen içinde kalmaz. Kalmaz ki bir daha bunlar yaşanmasın.
ÜYE SAYIMIZI HER YIL 10 BİN ARTIRMAK İSTİYORUZ
Mesela bugün herkese açık burası. Demin bahsettiğim zat, yöneticilerin kavga ettiği haberini yapan bana sorarsanız; yalancının önde gideni. Buraya akreditasyon için başvurdu. Biz de verdik. Ama gelmedi. Gelseydi söyleyeceklerim farklı olacaktı. Daha fazla söyleyeceğim vardı ama gelmedi. Şunu söylemek istiyorum; bizim medya anlayışımız da öyle ambargo koymak yok. Bazı arkadaşlarım kesinlikle bir daha tesislere sokulmaması gerektiğini düşünüyor. Ben biraz daha şuanda farklı düşünüyorum. Medya konusunda bunu da bilmenizi istiyorum. Onu tesise sokma, buna yasak getir, öyle bir şey yapmadık. Yapmayı da düşünmüyoruz.” dedi.
Ardından Yüksek Divan Kurulu Üyelerinin konuşmalarına cevap veren Başkanımız, şu açıklamaları yaptı:
– Selim Ergüler, “Mali tablo moralimi bozdu” dedi. “1.2 milyara ihtiyaç var” dedi. Evet, bu her sene var. Sakın bir seferlik olduğunu düşünmeyin. Burhan beyin sunumunda dikkatinizi çekti mi, bilmiyorum. Basketbolun açığı futboldan çok daha fazla. Rakamsal olarak ve bu Doğuş’un çok değerli katkısı ile beraber daha fazla. Bir de o yok bu sene. Bir onunla mücadele ediyoruz, Fenerbahçe’nin çok büyük bir spor kulübü olduğunun bilincinde bütün sıkıntılara rağmen burada bir bütçe kesintisine gitmedik. Parayı nasıl bulacağız bilmiyorum ama bir şekilde bulacağız.
– Acaba haftaya maç (Galatasaray maçı) dönüm noktası olur mu? Uçakta futbolculara söylüyordum. Dönüm noktası olacağına inanıyorum. İşler ne kadar kötü giderse gitsin, en büyük direnç kaynağımız sizsiniz, üyelerimiz, taraftarlarımız. 2-0’dan sonra Belçika’da tezahüratın daha yükselmesi daha coşkulu olması bunu hocaya anlatıyordum. ‘Gör Fenerbahçe farkını diye. Bizim en büyük gücümüz biziz. Gerisiyle biz her türlü mücadele ederiz.
– Köksal Bey de yeni tüzüğe ihtiyaç var, dedi. YDK’nın yetkileri elinden alındı, dedi. Anti demokratik yapıda düzelme yoktur dedi. Bizi mi kastetti, tam bilmiyorum. Biz antidemokratik bir şey yapıyorsak düzelene kadar da bizi ikaz edin. Tüzüğü değiştirmemiz lazım. Bazı üyeler ihraç edildi. Yeniden üyeliğe kabul barış getirecektir, diyor. Katılıyorum. Bizim dönemimizde sadece bir kişi ihraç edildi. O da benim şahsım hakkında çok ağır ifadelerde bulunduğu için sonucu ne oldu bilmiyorum. Onun dışında hiçbir kimse verilmedi. Konuları kişiselleştirmemeye gayret gösteriyorum. İhraç edilenlerin değerlendirmesi yapılacaktır. Herkesin affı söz konusu değil. Mümkün olduğu kadar da yapabileceğimizi yapmalıyız diye düşünüyorum.
– Fenerbahçeli olmayan üyeler, evet son dönemde çok arttı. Ve bu üyeler ben de karşılaştım, çekinmeden söylüyorlar. ‘Başka takımı tutuyoruz ama üye yapıldık’ diye. Seçim süreci için. İsimlere girmeyelim, kimsenin alnında da yazmıyor hangi takım tuttuğu. Burada bir filtreleme yapmalıyız.
– Köksal Bey güzel Türkçesiyle bu toplantılara yoğun hazırlığı ile bilinen biridir. Eldivensiz şekilde de görüşlerini paylaşır. Finansal konuları kısa kesiyorum dedi. Keşke Köksal ağabey geçmişte yoğun konuşmalarını finansal konulara derinlemesine girseydin de biraz daha çünkü sen konuştuğun zaman insanlar dinliyorlar. Sen büyüğümüzsün. Tecrübelisin. O yüzden geçmişi bırakıp bizleri her zaman ikaz etmelisiniz.
– Ali Şen Başkan Fenerbahçe Şampiyon benzetmesi, inşallah temennin doğru olur. İnşallah o günleri de görürüz.
– Suat bey kendine has üslubuyla geldi. Az konuştu, öz konuştu. Alkışı aldı. Kendini biraz formsuz bulsa da gayet formdaydı. Desteğiniz için teşekkür ederiz. biz de böyle düşünüyoruz. Osman Atakan Tekin bizi mahcup ettiniz. Aldığınız davetiyeden dolayı sizi tebrik ederim.
– Erdoğan bey, evete tartışmasız en büyük spor kulübü. Dünya’da eşi benzeri olmaya kulüplerden. Gittiğimiz her yerde soruyoruz. Bizim kadar çok oyuncuya, branşa, taraftara, üyeye tanık olmadık. Bilmenizi istiyorum ki, bu şartlarda devam ettirmeye çalışıyoruz. Diğer şubelerinm bütçelerinin karşılanması için var gücümüzle çalışıyoruz.
– Muhasebe olarak verilen ihziyattan memnunum dediniz. Çok teşekkürler. Bizler de sizlerin memnun olması için bunları yapıyoruz. Biz sizlerin emrindeyiz. Bu camiayı daha iyi noktaya getirmek için geldik. Şeffaf olmak açık olmak çok önemli. Bir bnebze olumlu geri dönüş almak beni çok mutlu ediyor.
– Haluk Burcuoğlu’nun konuşmasıyla ilgili; Haluk beyi çok severim. 3 Temmuzda çok yakınlaştık. Haluk bey orada güruh dedi. Dememesi lazım. Yoksa herkes konuşmalı.
– Üyeler tribünde taraftar oldu diyorsunuz. İnanın demokratik bir seçim olsaydı, eşit şartlarda olsaydı bu kadar tepki olmazdı. Katılıyorum üyelerin sorumlukları çok daha fazla. Bu sorumluluğun bilincinde hareket etmemiz lazım. Taraftarlar bu kulübü büyük yapanlardır, bizlerde taraftarların resmi elçileriyiz.
– Disiplin kurulu, genel kuruldan seçilmiyor. YDK’ya bağlı olarak çalışması doğru değil. Katılıyorum, inşallah yeni tüzükte bunu sağlayacağız. Organların rahat çalışabilmesi dediğim de bu.
– Yabancıların hem sayısından hem de kalitesinden bahsetmek lazım. Aldığı paralar ve kalitelerine baktığınız zaman sıkıntılı bir durumdayız. Bu zihniyet değişikliğinden geçiyor. Bir takımın yapmasıyla da olabilecek bir şey değil. Veysi Boyraz bey spor lisesinden bahsetti. Biz bunu devlet olarak, kulüpler olarak, federasyonlar olarak, okullar olarak topyekun değiştirmeliyiz. Sporcu olacaksın iyi eğitim alamazsın. İyi eğitim alacaksın, sporcu olamazsın. Bunu yıkmamız lazım. Yapısal bir değişim gerekiyor, o yüzden devlete ihtiyacımız var. Bütün paydaşların katılımına ihtiyacımız var.
– Futbolcular Fenerbahçe’de oynadıklarının farkında değil diyorsunuz. Bütün mesleklere bakın en çok para kazanıp en mesai harcayan mesleklerin başında futbol gelir. Birde Fenerbahçe’de oynamayan vir futbolcu olmak bilinci, birde Fenerbahçe’de oynamak bilinci var. İnşallah ileriye dönük olarak da bizler bu bilinci çok daha iyi aşılayabiliriz oyuncularımıza. Oyuncuların da sorumluluklarının farkında olması gerekir, diyorsunuz. Katılıyorum size.
– Şunu da söyleyeyim size. Diğer kulüp başkanları ile bir araya gelin diyorsunuz. İletişim kanallarının hepsi açık. Gerek kulüpler birliği, gerek diğerleri. Başkanlarla bir araya geliyoruz. Pek çok konuyu istişare ediyoruz. Bir diyalog var. Seçim döneminde de dedim. Bir kulüp bu işi çözemez, bunu hep beraber çözeriz. Bu ortam var. İnşallah o ortama katma değeri sağlayabiliriz. Endişe edilecek pek çok konu var. Muhaffak olabilir miyiz, garantisi yok. İnşallah muhaffak oluruz ki bizden sonraki yönetime çok daha sağlıklı bir yapı bırakabiliriz.
– Diğer rakiplerimize istinaden 30 milyon bütçesi olan basketbol şubemiz var. Bir üniversitemiz var. Üniversitemiz her ay 2 milyon, 2.5 milyon lira kaynak lazım. Ne yapabiliriz diye Fenerbahçe dışındaki kurumlarla da üniversite ilgili görüşüyoruz.
– Selahattin bey, evdeki hesap çarşıya uymadı dedi. Destekleyici konuşma yaptı. Öncelikle ona teşekkür ediyorum.
– Türk lirası biz göreve geldikten sonra yüzde 30 değer kaybetti. Geçen yıldan beri yüzde 90. Çetin bir yoldayız.
– 10 Kasım için kulüp bazında bazı uygulamalarımız olacak.
– Sosyal tesislerimizin adı Mustafa Kemal Atatürk olsun. Getirin konuyu ben yani bu değerlerle yoğrulmuş, bu terbiyeyle yetiştirilmiş biri olarak başkanlığımda böyle bir şey olması bana müthiş gurur verir. Siz getirin oylayalım, yapalım.
– Ahmet Yüksektepe, çok naziksiniz. Teşekkür ederim. Fenerbahçe’nin üçüncü büyük başkanı olmak için çok çok işler çıkarmak lazım.
– Oyuncularımızın başarılı olabilmeleri için her türlü ortamı sağladık. Büyük kulüpler açısından oyuncularına borcu olmayan tek kulüp biziz. En sağlıklı ortamı da sağladığımızı düşünüyorum. İnşallah meyvelerini de toplarız.
– Ufuk Aydın, kendine has, medeni cesaretinize teşekkür ederim. Sonuçlar değişecek. Brüksel’de söyledim. Rakibimizin İstanbul’daki kötü sonucundan sonra tepkileri gördüm. Kendi taraftarımızın bize yaklaşımını görüyorum. Hakikaten farklı kulübüz. İnşallah bu desteği devam ettirebiliriz.
– Ne kadar şeffaf olursak o kadar hesap verebiliriz. En iyisini yapmaya çalışıyoruz.
– UEFA ile yaptığım konuşmada onları gözündeki en büyük sıkıntı dernek yapımız. Kimse sahibi değil. Bu bir tarafta çok kuvvetli bir unsur, bir tarafta zayıf unsur. Çünkü bilemiyorlar. Seninle bir anlaşma yaparlar belki 20 gün sonra, belki 1 ay sonra, belki 6 ay sonra yoksun. Kulüp sahipleriyle ise oturduklarında çok rahat çalışabiliyorlar ama biz hep böyle kalalım.
– Ogün bey de son olarak Beşiktaş ve Galatasaray’dan daha iyi durumdayız dedi . Rakiplerimizin de , sadece rakiplerimizin değil tüm Türk futbolunun büyük sorunu var. Bunu ilk milletvekili Saffet Sancaklı gündeme getirdi. Ben seçim sürecinde gündeme getirdim. Göreve geldikten sonra devam ettik. Son olarak Trabzonspor detayları daha fazla açıklamaya başladı. Hepimiz sıkıntı içindeyiz. İnşallah aşarız.
– Altyapı çok farklı olacak. Daha başlamadık. Kötü sonuçlar değişimi geciktiriyor, enerjimizi alıyor. Altyapı çok farklı olacak. Hepiniz gurur duyacaksınız. Bu ilk dönemimizde olacak.
– Cumhuriyet Bayramımızı kutlayacağız. 95. yılımızı kutlayacağız. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde birlikte Cumhuriyeti kurarken büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar ve şehitlerimiz oldu. 95. yıl dönümünü kutluyoruz. Ne yazık ki bugün de iki şehidimiz var. Allah rahmet eylesin, ailelerine sabır diliyorum. Aziz vatanımız adına şehit olmuş tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize de minnetlerimizi iletiyoruz. 95. yılımız kutlu olsun. Cumhuriyetimiz ilelebet yaşayacaktır. İnşallah yarın akşam çıkışımız başlayacak. Bir gün önceden Cumhuriyet Bayramımızı kutlamaya başlayacağız. Sağ olun, var olun.
