Fenerbahçemizin kadrosuna kattığı Brezilyalı yıldız Diego Ribas, her şeyin burada tahmin ettiğinden daha da güzel olduğunu ve öncelikli hedefinin Fenerbahçe forması altında şampiyonluk yaşamak olduğunu ifade etti.
Dün ailesi ile birlikte boğazın keyfini çıkaran Brezilyalı yıldız, tekne turu esnasında da Fenerbahçe Televizyonu’na birbirinden önemli açıklamalarda bulundu.
Öncelikle boğazın eşsiz manzarasına hayran kaldığını ifade eden Diego Ribas, “Daha öncede Boğaz turu yapmıştım ama bu kadar güzel değildi ve çok fazla zamanımız yoktu. Bu sefer hava da çok güzel. Şu an için çok mutluyum. İstanbul çok özel ve çok güzel. İnsanları da çok sempatik. Bu güzel yerleri gördüğüm için çok mutluyum” dedi.
Fenerbahçe’de her şeyin bu kadar iyi olmasının kendisini ayrıca mutlu ettiğini belirten Brezilyalı oyuncu, “Buraya gelmeden önce her şeyin çok güzel olacağını tahmin edebiliyordum ama bu kadar güzel olacağını açıkçası tahmin etmiyordum. Gerek taraftarımızın beni karşılaması ve bana destek olması, gerekse de Fenerbahçe Spor Kulübü’nün büyüklüğü.. Her şey harika diyebilirim. Her şeyin bu kadar iyi olması beni çok mutlu etti” diye konuştu.
İlk hedefinin Fenerbahçe forması altında şampiyonluk yaşamak olduğunu söyleyen Diego, “Ben bir futbol adamıyım. Futbolda da her zaman yakın geleceğe bakmanız gerekiyor. Tabii ki de burada olmamın ilk amacı şampiyon olmak. Her maçı ayrı ayrı düşünmek ve her maç için ayrı goller atıp, galibiyetler alabilmek. Bunu başardığımız zaman da her daim kazanmak isteyeceksiniz. Bu da başarılı olduğunuzu gösterir. Önceliğim burada şampiyon olmak” ifadelerini kullandı.
Farklı ülkelerde futbol oynamanın kendisine birçok şey kattığını söyleyen başarılı oyuncu, “29 yaşındayım ve daha öğrenmem gereken birçok şeyin olduğuna inanıyorum. Bugüne kadar çok farklı ülkelerde yaşadım ve futbol oynadım. Bu nedenle hem futbol hem de hayat anlamında kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Futbolumu daha da iyi bir seviyeye çıkaracağıma inanıyorum. Öğrenmeye devam edeceğim. Her yeni ülke aynı zamanda yeni bir kültür de demek. Yeni öğrenecek şeyler demek. Bu da kariyerimi çok önemli derecede etkiledi. Şu anda Türk kültürü içindeyim. Yeni şeyler öğreneceğim. Kendimi ilerleteceğimi inanıyorum” dedi.
Futbolculuk kariyerine değinen Ribas, “Futbola 11 yaşımda başladım. Tabii bir çocuk için zor dönemlerdi. Baktığınızda belki de kariyerimin en zor dönemleriydi diyebilirim. Ailenizden uzak olmak zor bir durumdur. Ailem her zaman yanımdaydı ve destek oldu. Sürekli yanımda olduklarını hissettirdiler. Kendi ülkemi en büyük kulüplerinden biri olan Santos gibi bir kulüpte 17 yaşımda top oynayabilmek ise her şeyin başlangıcı oldu. Orada şampiyonluk da yaşadım. Orası da büyük bir kulüp. Santos’ta bu şekilde başlamam kariyerim adına da önemli oldu diyebilirim. Bu zamana kadar gelmemde iyi bir başlangıç oldu” ifadelerini kullandı.
Kendisinin hep tecrübeli oyunculardan faydalandığını ve kendi tecrübesini de genç oyunculara aktarmayı sevdiğini söyleyen yıldız oyuncu, “Küçük yaşlardan itibaren futbol oynuyorum ve takımlarda benden daha tecrübeli oyunculardan çok şey öğrendim. Ve onlardan edindiğim tecrübelerle kendimi geliştirdim. Tecrübem arttığında bende genç oyunculara ve takımıma verebileceğimin en iyisini vermeye çalıştım. Özelikle de kaptanlık dönemlerimde. Çünkü her oyuncunun kendine has özelliği var ve herkes o özelliğinden takıma fayda vermeye çalışıyor. Bende bunu yaparken hem öğreniyorum, hem de genç oyunculara tecrübelerimi aktaramaya çalışıyorum” diye konuştu.
Raul Meireles ile Bruno Alves ile birlikte Porto’da oynadığı dönemlerin hatırlatılması üzerine, “Benim için inanılmaz mutlu olduğum günlerdi. Bruno Alves ve Raul Meireles birlikte o günlerde Porto’da mücadele ettik ve çok mutluyduk. Özellikle o yaşlarda onlarla top oynamak hem benim hem de onların açısından mutluluk vericiydi. Tekrar onlarla olduğum için çok mutluyum” diyen Ribas takım arkadaşlarının özelliklerini ise şöyle sıraladı:
Bruno Alves güçlü, Cristian teknik ve zeki, Meireles ise biraz çılgın. 3’üde çok büyük oyuncular. Benim açımdan mutluluk verici bu oyuncularla oynayacak olmam.”
Türkiye gelmeden önce arkadaşlarından bilgi topladığını belirten başarılı oyuncu, “Buraya gelmeden Raul Meireles, Cristian Baroni ve Türkiye’de daha önceden top oynamış arkadaşlarımla görüştüm. Çok güzel bir ortam olduğunu ve Türkiye’nin futbol oynamak için güzel bir yer olduğunu söylediler. Onların bu görüşleri de benim buraya gelmemde etkili oldu” dedi.
Yetenekli oyuncu olmanın futbolda tek başına yeterli olmadığını söyleyen Diego Ribas, “Özellikle Avrupa futbolunda tüm özelliklerden biraz olması gerekiyor, sadece teknik anlamda yetenekli olmak yetmiyor futbolcuya. Daha kısa sürede iş yapmanız ve daha çabuk düşünmeniz gerekiyor. Kuvvetli olmanız da gerekiyor. Ben şu anda 29 yaşındayım ve futbolcu kendi sürekli geliştirmek zorunda. Kendimi bu zamana kadar çok iyi geliştirdiğimi inanıyorum ve tabi ki daha fazla geliştireceğim yönlerim olabilir ama şu anda her açıdan kendimi çok iyi hissediyorum” ifadelerini kullandı.
En beğendiği golünün Almanya’da oynarken uzaktan attığı gol olduğunu belirten Diego Ribas, Barcelona’ya attığı golü ise şu ifadelerle anlattı:
“Daha önce konuşulmuş çalışılmış bir pozisyon değildi. Pozisyon aniden gelişti. Top önümdeydi ve kendimi tutamayıp şutu çektim. İnanılmaz güzeldi. Birçok ülkede farklı kulüplerde oynadım.”
Aynı anda hem Avrupa’da hem de Asya’da futbol oynayacak olmanın çok enteresan ve güzel bir durum olacağını söyleyen Brezilyalı oyuncu, hobilerinin arasında ayak voleybolu oynamak olduğu belirtti. Balık tutmayı da sevdiğini söyleyen yıldız isim ama bu konuda futbolculuk hayatı kadar profesyonel olmadığını dile getirdi.
Oğlu ile de zaman geçirmeyi çok sevdiğini belirten Ribas, “Oğlum, aynı zamanda benim en büyük arkadaşım. Davi ile sürekli vakit geçirmeye çalışıyorum. Oğlumla geçirdiğim her dakika benim mutluluk kaynağım diyebilirim” ifadelerini kullandı.
Diego, attığı gollerin birçoğunu eşi Bruna’ya armağan ettiğini söyleyerken, Bruna ise en beğendiği golü Barcelona ağlarına gönderdiği gol olduğunu belirtti.
Türkiye hakkında araştırma yaptığını ve çok beğendiğini söyleyen Bruna, Diego içinse şu ifadeleri kullandı:
“Diego benim içim çok özel. Karakterinden bahsedersek, yapmak istediğini sonuna kadar yapar ve verdiği sözü de hemen yerine getirir. Her şeyin en iyisi olmasını ister. Beni için gerçekten çok özel.. Olabileceği en iyi baba.”
Boğaz turunun ardından akşam yemeği için Faruk Ilgaz Tesislerimize geçildi. Tesisi çok beğendiğini ifade eden Diego Ribas, “Gerçekten çok özel bir sosyal tesis. Burada olduğum için çok mutluyum. Böylesine önemli ve güzel tesisleri gördüğüm zaman ’evet, çok büyük bir kulüpteyim’ diyorum. Burada olduğum için gurur duyuyorum. Gerçekten bu kulüpte olduğum için çok mutluyum. Takım ve taraftarımızla birlikte çok önemli işlere imza atacağımıza inanıyorum. Yinelemek istiyorum; burada olduğum için çok mutlu ve gururluyum” dedi.
Havalimanında karşılanması ile ilgili de Brezilyalı yıldız, “Fenerbahçe Spor Kulübü’nden bahsedersek beni karşılamaları çok motive ediciydi. Böyle sosyal tesislerin olması ve böylesine anlamlı organizasyonlara imza atılması beni onurlandırdı. Fenerbahçe forması altında güzel işler yapıp, önemli başarılara imza atmaya çalışacağım” ifadelerini kullandı.
Türkiye ligi içinse Diego, “Türk futbolu her sene ilerliyor. Gün geçtikçe Türkiye Ligi’nde daha da iyi oyuncular ortaya çıkıyor ve bu da Ligin kalitesini arttırıyor. Türk futbolunun kendine ait bir yapısı var ve formasyona uyulabiliyor. Türk futbolunun da kendine ait bir sistemi ve yapısı var” değerlendirmesinde bulundu.
Diego Ribas’ın babası Djair ise oğlu için şu ifadeleri kullandı:
“Her zaman nereye giderse gitsin, nerede oynarsa oynasın, ona her zaman için en iyi şekilde yardım etmeye çalışıyorum. Diego, gerçek anlamda profesyonel ve sağlam karaktere sahip. Profesyonel futbolculuğu ile karakterini bir arada yaşatması onu farklı kılıyor. Hem ben hem de Diego burada olduğu için çok mutlu. Seneye de bu konuşmayı Şampiyon olarak yapmayı istiyoruz.”









